BİRİKMİŞ 3,5

21 Eyl

KÜÇÜK TRABZON MİDE BULANDIRIR

Cumhuriyet düşmanı imamın ordusu Fenerbahçe Cumhuriyeti’ni de alaşağı etti sonunda. Sermayeyle, sermayenin uşağı AKP’yle bir oldu, hem Türkiye’deki gündemi allak bullak etti, hem de ülkenin en büyük sivil toplum örgütünü ele geçirme harekatını başlattı. Yıllar sonra Fenerbahçe de tıpkı bir çok organ gibi o ordunun bir parçası olacak. Önce tüketme, sonra ele geçirme operasyonuna emniyet-adliye-futbol federasyonu üçgeni yetmedi, dışarıdan UEFA dahil edildi, iş bitirildi. Yargı sürecine dahil Sadri Şener’in yurt dışına çıkış yasağının tam da Trabzonspor’un şampiyonlar ligine dahil edildiği gün kaldırılması, soruşturmayı başlatan ve yürüten savcıların; itiraz edilmesinin önünü kapatmak adına kararın son güne bırakılması, federasyonun bu oyuna dahil birer piyon olduğunu göstermekte. Buradaki en çirkin hikaye ise bugüne değin sahada Fenerbahçe’yi yenemediği için komşu yardımıyla şampiyonluklar kazanan o sefil takımların saha dışındaki komşu yardımını memnuniyetle kabul etmesi, özellikle Galatasaray’ın büyük göte tutunarak bu vaziyetten yararlanmasıdır. Kıç yalayanı yarın bir gün tümden yalarlar. Bundan böyle Galatasaray’ı gene s.keceksin ama artık belini inciteceksin. Trabzon mu? O zaten manşet oldu s.ke, t,şağa.

YAŞASIN EŞİTLİK

Yıllar önce Ömer Lütfi Topal öldürüldüğünde Mehmet Ağar aynı örgüte mensup bir emniyet müdürüne aynen şöyle söylemiş: “Biz eğer o adamı indirmeseydik 10 sene sonra kumarhanelerinin cirosu devlet bütçesini sollayacaktı.” Şimdi Fenerbahçe’ye yapılan da aynen budur. ‘Aldın başını gittin yok’ Türkiye’de, duracaksın, ötekilerini bekleyeceksin. Futbolda da, basketbolda da, voleybolda da…Peki sporda eşitlik olur mu?..Şampiyon olmak için sırasını bekleyecek Fenerbahçe, o anlaşıldı da, hani lan spordaki rekabet?!.

DİALOG

YANCI-N’oldu, AKP’ye ters düşünce dut yemiş bülbüle döndün.
KIÇINA TEKMEYİ YEMİŞ YANCI-…
YANCI-Ne bakıyon lan yarriş!
KIÇINA TEKMEYİ YEMİŞ YANCI-…
YANCI-Orada bir Güdül var uzakta, o Güdül bizim Güdülümüzdür. Gitmesek de, gelmesek de, o Güdül bizim Güdülümüzdür.
KIÇINA TEKMEYİ YEMİŞ YANCI-…
YANCI-Hadi yavrum, uza sen!

BAĞLANTI

AKP ile DEMOKRASİ, ÖLÜM ile CANLI arasındaki ilişkiye benziyor. Biri varsa diğeri yok.

AKPİÇİŞLERİ BAKANINA GÖRE

Bir düzine kalem : 12 adet
MAROB meyve-pasta bıçağı : 6 adet
Bir karton sigara : 10 adet
Ankara’daki patlamada ölen insan sayısı: 3 adet

HAKİKAT

Dink davasının iddianamesi okundu. ‘Nedim Şener, Hırant Dink’i öldürmüştür!” Bitti!

JİNEKOLOJİ

Doktor tuşe atarken aklına gelir, kadına sorar: “Hanım, sevk aldın mı?” Kadın belli belirsiz mırıldanır: “Eh biraz aldım.”

Etiketler:

BİRİKMİŞ 3

23 Ağu

Küçükçekmece ve Avcılar’ın Ramazan davulcularını eğitmek ve sertifika vermekle yükümlü tutulmuş konservatuar hocalarından biri aynen şöyle konuştu Kanal D habere: “Biz onlara makamıyla çalmayı; insanları rahatsız etmeden, gürültü çıkarmadan uyandırmayı öğretiyoruz.”

Futbolda şike soruşturması başlatan Çalık’ın sayın özel yetkili savcısı ve de emniyet mensupları ve de işbirlikçi medya! Her maçta Trabzon’a, daha önceki senelerde Galatasaray’a ya da Bursa’ya yatan takımların yaptığı şike değil de Fenerbahçe’nin yaptıkları mı şike?..Güneyde araziniz hazırmış Çalık’ın sayın savcısı ve de emniyet mensupları ve de işbirlikçi medya, müjde! AKP devleti okyanusun ötesinden tapuları getirtmiş.

Bir abla var, Sezen Aksu ve Sinan Çetin tayfasından. Eurovision fatihi de diyorlar ona. Çok güzelmiş sesi, ne şeyimeyse?..Bir ton para alıp Türkcell reklamında oynuyor şu sıra ve bir şarkı mırıldanıyor şelale başında, Şarkı aynen şöyle: “Hayat paylaşınca güzel la la la la la la la, paylaşıp çoğalınca güzel la la la la la la la!” Vay anasını dedirtiyor insana bu abla ve bu müstesna şarkısı. Ardından da ekletiyor insana içten içe, “bu güne değin neyinizi paylaştınız be hacı abla, s.ki t.şağına denk tayfanla sen: hangi düşküne, yoksula, eli dara neyinizi verdiniz?!” LAN YÜRÜ GİT!

Hanry: (Kiracısı Louis’e) Sohbet mi ediyoruz biz?
Louis: Sanırım öyle.
Hanry: Bu kadarı yeter. Birbiri hakkında fazla şey bilmemek sağlam bir ilişkinin temelidir. (Fazladan Bir Adam (The Extra Man) filminden)

Bir başka abla da Ramazan’da Pepsi reklamına çıkanlardan. Oyunculuğu mu iyi? Sesi mi güzel? Nasıl bir şey bu abla, otuz sene oldu piyasaya çıkalı, kimse anlayabilmiş değil. “Hayırlı Ramazanlar” diyor iftar sofrasında Pepsi şişelerini açanlara. “Herkese hayırlı Ramazanlar!” Eklesene yavrum içinden geçeni, desene; “esasında sayın başbakana ve karısına ve AKP’li tüm büyüklerime!” diye. LAN YÜRÜ GİT!

Polis: Kaiser Sose diye biri yok, neden korkuyorsun?
Verbal: Keaton der ki, ‘tanrıya inanmıyorum ama ondan korkuyorum.” (Olağan Şüpheliler (The Usual Suspects) filminden)

Ramazanın iki şeyi güzel. Birincisi güllaç, ikincisi de AKP’nin oruç yüzünden susması, konuşamaması, konuşmaya mecali kalmaması.

Bir kadın AKP başbakanının yolunu kesiyor Cuma çıkışında, korumalardan kurtulup uzun uzun anlatıyor. Sesi duyulamıyor bir türlü. Sonunda haberciler AKP başbakanı gittikten sonra kadını yakalayıp soruyor ‘ne konuştunuz’ diye. Kadın anlatıyor: “Kocam hasta, askeri hastanede yatıyor. Çok sinek var orada. Askerler bile, komutanlar bile bahçede oturuyor sinek yüzünden, hepsi kaşınıyor. Hepsi şikayetçi. Orayı yukarıdan ilaçlamak lazım. Beni dinledi, halledeceğine söz verdi.”

Hanry: Sonunda geldik, ama nereye? (Fazladan Bir Adam filminden)

Eski Deniz Feneri sunucusu Uğur dört gün tutulup sorgulandıktan sonra salıverilmiş. Çıkışta ağlayan Uğur aynen şöyle konuşmuş: “Ben temizim. İçeride orucumu da tuttum hamdolsun.”

Bir çift lafım var heykel yıkıcılara: “İnşa etmek uzun sürer ama kolaydır, zevklidir. Yıkmak ise kısa sürer ama zordur, sıkıntı verir, sorun çıkarır.” Kol gibi koydum lafı, n’aber?..

İmam-Allah’ım bizi tüm kötülüklerden koru.
Hunili Mümin-Diii mi?..
İmam-Dinsizi, uğursuzu bizden uzak tut yarabbim.
Hunili Mümin-Diii mi?..Diiii mi?..
İmam-S.ktir git lan, bi amin demeyi öğrenemedin!
Hunili Mümin-Ben diii mi?.. (Uykusuz’dan)

Gene başından bir Eurovision geçmiş bir sanatçı abla şu günlerde bir kola reklamında okuduğu içli türküde, ‘sevgi her yanı sarıp geceyi aydınlatsa’ diyor. Geçen senelerde de Sütaş reklamında dertli bir şarkı okumuş ve ineklerin sütünü sevgiyle verdiğinin altını çizmişti. Aynı ablayı iki sene önce bir markette iki kadın hayranına bağırırken görmüştüm. Belli ki dedikodu, evlilik programlarının müdavimlerindendi o iki kadın ve ünlü ablayı makyajsız gördükleri için şaşırmışlar, ‘meğer televizyonda göründüğü gibi güzel değil’ lafını ağızlarından kaçırmışlardı. Sanatçı, Eurovision görmüş geçirmiş, ineklerin sütünü sevgiyle dağıttığını belirten abla, ‘özel alanıma giremezsiniz efendim’ diye bağırıyordu marketin ortasında. İki TV budalası kadın zor attılar kendilerini dışarıya. ‘Sevgi her yanı sarıp geceyi aydınlatsa’ ha. LAN YÜRÜ GİT!

Verbal: Şeytanın en büyük numarası dünyayı kendisinin olmadığına ikna etmesidir. (Olağan Şüpheliler filminden)

Şanlıurfa AKP vekili, AKP çalışma ve sosyal güvenlik bakanı Faruk Çelik geçen gün Urfaspor’un antrenmanını izlemiş, futbolculara baklava dağıtmış. Hani babacığım sporda eşitlik ilkesi? Aynı grupta yer alan diğer takımlar ne yapsın şimdi? Hakemler Urfa’nın maçlarına nasıl gönül rahatlığıyla çıksın? Gözdağının kralı değil mi bu?..Daha evvel üç dönem milletvekili olarak seçildiği Bursa’nın takımını da sürekli konuşarak, federasyonu baskı altına alarak, Fenerbahçe’yi suçlayarak, hakemlere göz dağı vererek şampiyon yapmıştı bu AKP vekili. O zaman da AKP bakanıydı, güya o zaman da tarafsızdı.

Bir duyuma göre Taraf gazetesinin göt olduğu ortaya çıktı. Kimliğini gizleyerek gazete santralını arayan bir şahıs, ‘alayınız götsünüz’ deyince-kendi mantıklarınca, kendi davranışlarınca-gazetenin göt olduğu ispat edilmiş oldu. Telefon dinlemelerinde ortaya çıkan bu ibare kesin bir yargıyı da peşi sıra-kendi anlayışlarına göre-getirdi ve gazetenin göt olduğu tartışmasız kabul edildi.

Gene bir reklamda davulcunun yaktıramadığı ışıkları, uyandıramadığı müslüman ahaliyi bir para simgesi ‘vada’ diye bağırıp uyandırıyor. Sayın Bozdağ, sayın Arınç, sayın Yazıcı ve cümle sayın alttan kesim bıyıklı abiler, türbanlı ablalar! Ne bu?!.Mübarek oruç zamanı para sesiyle mi uyanmaya başladı artık ahali?.. Sizin cephe aldı yürüdü, davul sesi uzakta kaldı, o ayrı.

RTE’nin kızı, oğlu, torunları hayatlarını tıpkı ABD başkanlarının çocukları gibi özgürce yaşayamıyor ya, en çok da ona üzülüyorum şu hayatta.

Kadın-Gecenin bir yarısı ne yapıyorsun sen öyle yatakta telefonla çıt çıt?
Erkek-Hayır kurumlarına bağış için mesaj atıyorum.
Kadın-İyilik damarın kabardı öyle mi?
Erkek-Yatakta iyi olduğumu söylemiştim sana.

Hele AKP cumhurbaşkanının lüks yat sipariş etmesi…

Can Yücel’in Datça Hoşgörü Mezarlığı’ndaki mezarı ile bir kaç meczup arasında çatışma çıkmış. Olayda bir mezar taşı parçalanmış. (Şşşt, olayın faili insanlar, size diyorum lan! Çok da s.kindeydi şairin!)

Sümeyye, kalk da yerine yat yavrum.

Etiketler:,

FARK ETMELİ..(Can Yücel)

9 Ağu

“Farkında olmalı insan…
Kendisinin, hayatın olayların, gidişatın farkında olmalı.
Farkı fark etmeli, fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen…
Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını
Fark etmeli.

Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını
Ve en sonunda bir metre karelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını
Fark etmeli..

Şu çok geniş görünen dünyanın, ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu
Fark etmeli.

Henüz bebekken ‘dünya ! Benim!’ dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu,
Ölürken de aynı avuçların ‘her şeyi bırakıp gidiyorum işte!’ dercesine apaçık kaldığını
fark etmeli.

Ve kefenin cebinin bulunmadığını fark etmeli.

Baskın yeteneğini
Fark etmeli

Sonra.
Azraillin her an sürpriz yapabileceğini,
Nasıl yaşarsa öyle öleceğini
Fark etmeli insan

Ve ölmeden evvel ölebilmeli.
Hayvanların yolda kaldırımda çöplükte
Ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada yemek yediğini
Fark etmeli.

Eşref-i mahlûkat (yaratılmışların en güzeli) olduğunu
Fark etmeli.

Ve ona göre yaşamalı.
Gülün hemen dibindeki dikeni,
Dikenin hemen yanı başındaki gülü
Fark etmeli.

Evinde 4 kedi 2 köpek beslediği halde,
Çocuk sahibi olmaktan korkmanın mantıksızlığını
Fark etmeli.

Eşine ‘seni çok seviyorum!’ demenin mutluluk yolundaki müthiş gücünü
Fark etmeli.

Dolabında asılı 25 gömleğinin sadece üçünü giydiğini,
Ama arka sokaktaki komşusunun o beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu
Fark etmeli.

Zenginliğin ve bereketin sofradayken önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini
Fark etmeli.

FARK ETMELİ.

Ömür dediğin üç gündür,
Dün geldi geçti yarın meçhuldür,
O halde ömür dediğin bir gündür, o da bugündür.”

http://fizy.com/tr#s/1gr1q9

22 Tem

“Gönlümün bir hali var ki gam değil kasvet değil
Neş’e dersen hiç değil, mahzun-i firkat değil
Anlatır belki bu sözler derdimi erbabına
Mey o mey, canan o canan, sohbet ol sohbet değil.”

BİRİKMİŞ 2

19 Tem

Dünyaya kazık çakmaya niyetli bir yaşlıdan: “Hakkınızı helal edin gençler! Hayat bu, siz ölürsünüz ben göremem, ya da siz kör olursunuz, beni göremezsiniz.”

KENAN EVREN: “12 Eylül’ü ABD’ye 2 saat önce bildirdik.”

Varsın hacı hoca takımı farklılıklar arasındaki boşlukları tutkulu nefretlerle doldursun, biz gene de ötekileştirmeyelim onları genç! Salaklık da böyle bir şey değil mi zaten?..

RTE: “Kürt sorunu herkesten önce benim sorunumdur.”

Sivas’ın BOP kafalı valisi Madımak önünde basın açıklamasını yasaklamış. Yobaz katliamının böyle böyle unutulacağını sanıyor, diğerleri gibi. O vali Malatya’dan AKP adayı idi, giremedi meclise, dışarıda kaldı. Vali dediğin o şehrin idari ve mülki amiri oluyor ha, yanlış anlama. İDARİ VE MÜLKİ AMİR! Allah Allah!

METİN-Şu hal-i şahanelerin çok duygulandırdı beni. Erkekliğimden utanmasam ağlayacağım.
NESRİN-Nefret ateşi göz pınarlarını kurutmuş senin.
METİN-Yeryüzünün bütün çiçeklerini öpebilirim belki ama senin zehirli dudaklarından ömrüm boyu uzak duracağım.
NESRİN-Peki ne zaman dinecek bana karşı olan kinin?
METİN-Bir akrep gibi kendi kendini sokana kadar.
NESRİN-Hamileyim.
METİN-Sıçtık!

Bir ses var, sesin sahibi kimdir bilinmez. Herhangi bir TV ya da radyo kanalında çıkıveriyor insanın karşısına. Ünlülerin nerede, ne yaptığını bildiren bir ses o. Magazin ya da benzeri programların sesi. İnsanın, ‘seni kim doğurdu evladım?’, ‘baban kim?’ diyesi geliyor o sesin sahibine. ‘Siktir git lan hayatımızdan! Eşekoğlueşek!’ diyesi geliyor. Okusaydın azıcık, mühendis olsaydın mesela. Ya da okuyamadın diyelim, bin türlü meslek var lan. Kasap olsaydın, fırıncı olsaydın, çiftçilik yapsaydın. Üretimin ne oğlum? Lazım mı lan şimdi senin gibi biri bu topluma?!.Ne şeyime varsın, anladıysam vursunlar beni!

Futbolda şike soruşturması yalan dolandan ibaret bir iktidar oyunudur. İktidar dediysem AKP’yi kastettiğim yok ha, yanlış anlaşılmasın. Kim takar AKP’yi. AKP uşaktır sadece. Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu Fenerbahçe’dir. Onun bir sözü, bir davranışı, bir görüşü kitleleri etkiler. Misal Cumhuriyet mitinglerinde de vardır Fenerbahçe, belediye başkanlığı seçimlerinde de. Anıtkabir ziyareti ‘olay’ olur ülkede. Ve para! Para akışı çok olur Fenerbahçe üzerinden. Yöneticileri haybeye para harcamaz kulüp için. Şükrü Saraçoğlu boşa dememiştir; ‘bu ülkede en çok tanınan iki kişi başbakan ve Fenerbahçe başkanıdır, ikisi de şu anda benim, Allah’tan daha ne isteyeyim’ diye. Depolitizasyonun en büyük ayağı futboldur dünyada. Türkiye’de bunun tam karşılığı ise Fenerbahçe. Almış başını gitmiş çünkü, öteki kulüplerle arayı iyice açmış. Hülasa, şike yalanıyla (bugüne kadar şike yapılmayan sene görülmedi, adam gibi araştırılsa başta Galatasaray olmak üzere liglerde takım kalmaz) başlatılan operasyon aslında Fenerbahçe’yi ele geçirme hareketidir. Hukuk bahane edilerek, memleketin yeni baş belası özel yetkili savcılar (beslemedir aslında hepsi) aracılığıyla; hem diğer kulüplere gözdağı verme (başbakanın ve federasyon başkanının taraftarı olduğu takıma bile dokunarak), hem kulüpler anasındaki dengeyi yeniden inşa etme (özellikle Galatasaray ile), hem de Fenerbahçe’yi AKP kadrolarına yamamaya çalışıp Çalık gibi gurupların milyar dolarlık ihalelerde önünü açma (2011 Nisan’ındaki 4 milyar dolarlık helikopter ihalesini Aziz Yıldırım ile Serdar Adalı’nın ortak olduğu konsorsiyuma kaptırmanın acısıyla) peşindedir iktidar. Böylece onların beslemesi AKP daha da güçlenecektir onlara göre. Ama her şey iktidarın istediği gibi olmuyor işte! Fenerbahçelilerden kocaman bir NAH! Fenerbahçeli, takımını kimseye yedirmez!

BÜLENT ARINÇ: “Paparazziliğin her çeşidinin Allah belasını versin!”

Küpe takan gencin babasından: “Nur topu gibi bir evladım var diye şişiniyordum; şimdi nuru gitti, topu kaldı.”

Can Yücel’den: “Sevgi emekmiş, emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.”

Allah yüzümüze baktı Hakan Şükür meclise girdi. Dört-beş sene görmeyiz onu artık.

O değil de, Türk sinemasında Ayşen Gruda, Perran Kutman kalmadı. Kim varsa yeni, Türkan Şoray olma derdinde, Filiz Akın olma gayretinde. Perran Kutman’ın kendisi bile jöndamlığa soyunuyor, o derece yani. Nasıl olacak peki? Herkes Hülya Koçyiğit olursa Ayşen Gruda kim olacak?..

RTE: “Karaelmas Üniversitesi’ni 2007’de biz kurduk.”

Cüneyt Tanman’a: “Sayın armut! Burası Muz Cumhuriyeti olmasa sadece ‘efendiydi’ dedikleri için sen gibi bir kötü futbolcu eskisi federasyona girebilir mi?!.Sen gibi yalakaların inşa ettiği bir Muz Cumhuriyeti olmasa elinizi götünüzü sallaya sallaya bu tür bir soruşturmaya neden olabilir misiniz?..Senin o Çalık’ının Sabah grubu, leş kargası Osman Tamburacı, bunak Hıncal ve ekürisi, senin o götten bacak Taraf puştları, senin o Demirören yalakası Milliyet tarafı bunca sorumsuz ve düşmanca yaklaşabilir mi Fenerbahçe’ye, bunca saldırabilir mi?..Seksen öncesi sağcılar polisi arkasına alıp solcuların mahallesini basardı, aynen öylesiniz şimdi işte çocuğum, aynen öylesiniz işte armut oğlum, muz oğlum. Çok aslanlar yedim, zaten yoktular.”

ARPACI MEDYA: “Hatip Dicle’nin milletvekilliğinin YSK tarafından düşürülmesi Ergenekoncular’ın provokasyonu.”

Beyder deri fabrikası var Çorlu’da. Bu fabrikanın işçi sayısı hep 50(elli)nin altında olmasına karşın 15(on beş) yıldır işyeri hekimi var. Geçen gün genç bir iş müfettişi (Gamze Eyi) geldi teftişe, tesadüfen haftanın iki günü, toplam üç saat fabrikaya gelen hekim de oradaydı ve de hasta bakıyordu. Genç iş müfettişi sordu ortaya: “İş yeri hekimiyle yapılan sözleşmeyi de görmek istiyorum!” Hekim duvardaki çalışma izin belgesini göstererek; “sözleşme Tekirdağ Tabip Odası’nda, zaten o olmasa bu izin belgesi de olmaz.” “Hayır efendim” diye gürledi Gamze hanım, “ben tabip odasıyla muhatap olmak zorunda değilim, sözleşmeyi görmek istiyorum!” İşyeri hekimi de karşılık verdi: “Ben sizle hiç muhatap olmak zorunda değilim!” Bunun üzerine en çok 1(bir) saat sürecek teftiş 5,5(beş buçuk) saat sürdü. İşyeri hekimi fabrikadan öğle üzeri ayrıldı, müfettiş ve ekibi 16:30’da. 15(on beş) senedir tutulan poliklinik defteri gösterildi, fabrika müdürünün çabalarıyla tabip odasından her istenilen faksla getirtildi, işyeri hekiminin 1991’de Malatya’da almış olduğu A sertifika dahil. Yine de iş müfettişi Gamze hanım 25 maddelik eksikler listesinin 24.maddesinde aynen şunu yazdı: “İŞYERİ HEKİMİ YOKTUR.”

Recep Akdağ’a: “Meslektaşlarının yukarıdan gelen emirlerle doğrayarak üçüncü dönemine başladın, bu kıyakçılıkla üç dönem daha bakanlık yaparsın. Yürü be hocam! Kim tutar seni!”

İşte bu benim halkımdır, bu benim halkım, bu benim halkım! Samsun’da ve Ordu’nun Perşembe ilçesinde çıkan düğünlerde iki ölü, bir ağır yaralı!

CEMİL ÇİÇEK: “Milletvekillerinin tahliye edilmemesi bizim işimiz değil. Konu yargının işidir, Türkiye bir hukuk devletidir.”

AKP geldi geleli tükürüğe bulandık lan. Melih Gökçek’le başladı, RTE’ye kadar geldi. O değil de, Allah’tan mukaddes o tükürükler, Müslüman tükürüğü. Misvaklanmış, temiz dişlerin olduğu ağızlardan çıkan kalbi tükürükler. Yıkanırsın, ak pak olursun, AKP olursun içinde. Yoksa var ya, kovboy tükürüğü gibi olsa var ya…Yanmıştık hocam.

Sevinç’le Kaya’nın, Neşe’yle Oya’nın selamları var sana Fenerbahçe düşmanı. Yeni kocanın anlattığına göre senin düğünde Orhan, Burhan oynamış.

Etiketler:, ,

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.