23 nisan da tayip dervişin fikriyle zikrini ortaya koyuverdi. 4. sınıf öğrencisi bir çocuğa başbakanlığın kendisi için ne anlam taşıdığını “yetki sen de ister asarsın ister kesersin” sözleriyle ifade etti. böylece tayip kendisi ile ilgili “faşist mi, değil mi”, “komünizmle mücadele derneklerinde çalıştı ama aslında o bir demokrat lider” falan gibi tartışmaları da sonlandırmış oldu.
1 mayıs iki senedir emek ve dayanışma günü olarak kutlanıyor, Nazım’a vatandaşlık hakkı veren AKP 1 mayısı da resmi tatil ilan etti. Bu sene 32 yıl aradan sonra ilk kez taksim meydanı kutlamalara açıldı. hatta taksimi devlet bir günlüğüne işçilere, emekçilere, öğrencilere, işsizlere yani halka devretti, polislik ve kolluk kuvveti görevini de sendikalara verdi AKP’nin içi rahat. Bazı sendikalar taksimi söke söke aldık dese de, tayip onlara “neyi söke söke aldınız, 32 yıldır niye alamadınız da şimdi aldınız, nah söke söke aldınız, siz bir şey almadınız, AKP olarak biz size verdik” dedi. AKP memlekette zaten olmayan solu tamamen bitirmek için bu tür popülist işleri sıkça yapıyor, hem imaj tazeliyor hem de solun belli kesimlerine şirin görünerek onların desteğini almaya devam ediyor. Geçen 1 mayısta işçiye cop, gaz bombası, tekme tokatı uygun gören tayip bu 1 mayısta işçilere 32 yıldır artık rüyalarına bile girmeyen taksimde 1 mayısı hediye etti.
şimdi bu popülizm önümüzdeki yıllarda 23 nisanda çocuklara bırakılan başbakanlık koltuğunun sembolik olarak bir işçiye bırakılmasıyla devam edebilir. Böyle bu durumda 23 nisan da ister asarsın ister kesersin diyen tayip acaba mavi tulumlu işçi kardeşine neler söylerdi diye uçuşturalım dedik;
“yetki sende işçi kardeş, ister işten atarsın, ister fabrikalarını satarsın. Ben birkaç yıl önce köylülere ananı da al gel demiştim, köylü bir daha dikiş tutmadı, sen istersen işçilerinde anasını belleyebilirsin” (2011)
“iktidar sensin, yıllardır sevgili işçi kardeşlerimiz asgari ücrete çalışıyorlar gıkları çıkmıyor hallerinden memnunlar, en azından işimiz var, köyden de bulgur nohut geliyor diye seviniyorlar. Sen istersen asgari ücreti 350-400′e düşürebilirsin, istersen kıdem ihbar tazminatlarını kaldırsın iktidar artık sensin.” (2012)
“sevgili işçi kardeşim, biz iş kanununu acayip esnettik, patronlar artık işçileri 24 saat aralıksız çalıştırıyor, isterse de beş kuruş vermeden aylarca evinde oturtuyor, başka patrona ödünç veriyor. İşsizliği %25’e çıkarttık millet iş için kardeşini anasını bile satar hale geldi. Ama sen istersen hastalık izni, yıllık izin gibi üretimi yavaşlatan uygulamaları da kaldırabilirsin, iktidar sensin ne yapacağını iyi bilirsin” (2013)
“bak bu sene de iktidarı bir işçi kardeşim olarak sana veriyorum, ben yoruldum artık, yıllardır ülkenin değerlerini/zenginliklerini satmaktan, gericiliği egemen kılmaya çalışmaktan. Eee bizim çocuklar küçük birkaç şilep aldılar yazları gemiyle kaşık adasına gidip balık tutarım, hastalanırsam bizim hanımın medikal parklarından birine gider muayenemi olurum, oğlan BİM mağazalarını almış geçen haftalarda, bana sürpriz yaptı, zincir eczane yapacakmış “babacığım, bundan sona korkma başın arırsa novolginin, nöbet geçirirsen sara ilacın benden, gider bizim BİM’den alırsın” dedi. benim zaten hayatta malda mülkte parada pulda gözüm hiç olmadı, artık iktidar sensin istersen şeriatı getirirsin istersen padişahlığı, istersen diye sölüyorum, istemezsen herkes kendi istediği hukuka göre de yönetilebilir sen bilirsin” (2014)
2015, 2016, 2017… sizden.




