Archive by Author

Amedten az kısa

19 Eki

- Roj Baş

- Osman baydemir. Yumuşak ve kibar bir adam. “şeref verdiniz” Leyla Zana sert bir kadın. Keskin.

-Taksimetreler açılmıyor Amed’de. Taksici size kaç lira olacağını söylüyor ve taksimetre açmayarak size iyilik yaptığını anlatıyor. Sonra 15 liraya götürüldüğünüz yere taksimetre açılsa 9 liraya gidebileceğinizi öğrenebiliyorsunuz.

- 2010 Amedinde siyasal islam-kürtler-kapitalizm… 2010 Amedinde rakı içip kebap yiyebileceğiniz bir yer yok. Ama rakı içip, yan lokantadan kebap yiyip masanıza oturan bir kadınla sohbet edebilirsiniz.

-dünyanın 2. bişey surları Amedde.

-kebaplar enfes, kadayıflar şahane.

- Sanat sokağı ne güzel olmuş. Amedin denizliden, Adanadan farkı kalmamış.

- Plastik sandalyelere naylon karışımı örtüler giyindirip fiyonk bağlamak sayesinde ulaşılan lüks görüntü, ortadoğuda mı bulundu?

- Mezopotamya neresi. İki kadim nehrin arası mı.. nerde başlar bunların arası ve nerde biter?

- spas dıkım.

defterlerimiz

9 Eyl

Evinizde henüz kullanmadığınız çok sayıda defteriniz var mı? Değişik yıllardan kalmış ajandar? Hepsinin iyi tarafları ve kötü tarafları var değil mi? Defter seçmek bir kadın yada adam seçmeye benzeyebilir. Kısa süreli de olsa bir tür evlilik kararı gibi. (daha fazla…)

sinüzoidal turistik hareketler

4 Tem

Turizm sektöründe pazarlanabilecek bir yer keşfediliyor. Hükümet, sermaye.. Ya da yerel parlak zevat keşfettiriyor. İşte burada tabiat, tarih, zanaat, yemek.. ne ise. Sonra bir pazarlama faaliyeti. Ardından ufak tefek turlar, yan camlarına gölgelik yapıştırılmış arabalarında çocuklu aileler.

Haydi bakalım sıra yerel people da. Anne babadan kalma usullerle yemekler yapılıyor, olmadık reçeller pişiriliyor, organik ön ekli bahçe sebeze meyvesi ara sokakaların kenarına yerleşiyor. Yamru yumru pişmemiş sütten yapılmış peynirler, mis gibi tarhanalar, dometes kuruları, şehre dönüldüğünde ismi unutulan bitki çayları… Ucuz, ucuz.. (daha fazla…)

Düşünün Antalya’da mutlu bir Hollandalı..

23 Haz

Hala var mı bilmiyorum ama bir dönem liselerde turizm dersi okutulurdu. Bu dersler turizm sektörüne ciddi olarak bel bağlayan Türkiye’de, toplumun turizm konusunda biraz bilgilenmesi ve turistlere iyi davranması için (en azından onlara tecavüz edilmemesi) müfre-data konmuştu.

Pan-siyon-izm

20 Haz

Egede, akdenizde, o zaman, bir pansiyon açarız. Biz bu işi iyi yaparız. Bu işte bizi. Tam bize göre… sabahları müşterilerle yapılan toplu kahvaltılar. Pansiyondaki hizmetten, özellikle dostluk ortamından çok memnun kalmış müşterilerin sevgi ve özlem dolu mektupları. Müşterilerle çekilmiş, her geçen gün sayısı artan fotoğraflar. Fotoğraflar, küçük, şirin lokantanın duvarlarını süsleyen. Tanışılan yabancı turistlerle yaşanan sıcacık arkadaşlıklar. Giderek gelişen İngilizceler…hatta almancalar, biraz İspanyolcalar. Bu kurulan turizm girişimciliği hayal fotoğraflarının içinde, çarşafların değiştirilmesi, tuvaletlerin temizlenmesi, tıkanan lavaboların açılması v.b. sahneler yok. Üstelik tüm fotoğraflarda pansiyonlar tıklım tıklım dolu.

Kentli orta sınıf bir yerden sonra (yeri konuşalım) kentten sahil kenarına göçmenin hayalini kurar. Öte yandan ücretli çalışmayla geçmiş bir hayatın sonrasında, son üçte birlik kısımda neden küçük risksiz bir ticari girişim denenmesin. Turizm alanı hala bu kentli orta sınıf için cesaret edilebilecek, yetenekleri ve hayattaki tecrübeleriyle başarabilecek bir alan olarak görünebilmektedir. Perakendecilik sektörü örneğin, yada biraz toprak alıp ekeriz biçeriz hayalleri için güç kalmamıştır.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.