Nefesleri hırıltılandı..
Görüntüler silikleşti. Çok eskilereden kokular topluyor zihinleri artık. Siren sesleri caddeleri, sokakları yalıyor. Tüm hatıraları yollara saçılıyor.
Yollar… kaldırımlar. katranla karışmış hatıralardan yapılmış.
Kadınlar, erkekler ve çocuklar.. dokunuyorlar birbirlerine, parmak uçlarında. Herkes niye ağlamaklı.
İnsanın kendini bütünleyemediği bir çağda, kimlikler üzerimizdeki ceketler. Şimdi sirenlerle kutlanıyor kimliklerinin yok oluşu.. devlet sayısallaştırmış onları. Özel sektörde banka kartı numaraları. (daha fazla…)
sarılı, ayazlı, kışa bakan ankara sabahı
20 Kasthe numbers
14 Tem
(x+1) – 5 den sonra ne koyayım?
(x-1) – benimde artık bahtım açıldı.. 7 koy.
(x+1) – Neden 7 ?
(x-1) – sıra sıra siniler, hasta olan iniler.. 2 fazla 5 le ilişkileri var. Aralarındaki ilişki 2 mesela.
(x+1) – koydum 7 yi. 7 nin altına ne koyım.
(x-1) – yanıyor mu yeşil köşkün lambası yaw.. hımmm. 8 koy. Çünkü 7 den hemen sonra geliyor. İlişkileri bulman gerek! (daha fazla…)
gerçek ne bildiğiniz değil, neye inandığınızdır.
10 Tem
-Gerçeği sadece gerçeği söyleyeceğinize yemin edin! Muhterem jüri hakkınızda bir karar verecek.
* hangi gerçeği söyleyim ey aziz mahkeme. (siz beni mahkeme ettiğinize göre ve benim cezamı vereceğinize göre benim “üstümde bir yerlerde” olmalısınız)
- uzatmayın gerçekleri anlatın.
* hangi gerçeği diye sormuştum.
- bu ne?
* hipermetropum ben. Uzaklaştırın biraz. (bir süre) domates. (daha fazla…)
Biraz daha
6 HazYıldızlarla oynaşmaktan vazgeçmemek
Ve,
Güneşle sözleşmeden de yatamamaktır
bu zamanlarda yaşamak.
Nedendir bu yürümelerimiz, koşmalarımız…
Sonra olur olmaz
bir doğa olayına
ya da çok erken gelecek bir ölümü bile
beklemeye gerek duymadan
insanlığın kurtuluşu üzerine söylevler vermemiz.
Ansızın çok eski bir zaman şimdi
Bedeli beleş zamanlar olmadı
muhabbetlerimizin,
Hayatımız beleş zamanların bedelidir.
Bütün çocuklarımızı sabahlar doğurur,
ama,
koynumuza giren sadece gecelerdir.
6-1-1995
Haydi biraz daha, biraz daha yürüyelim.
21 Maybana bunca anlatıldıktan, söylendikten sonra ancak anlayabildim bana ait olanın “andan” ibaret olduğunu. ama anların sonraki ana bir tortusu var değil mi?
Ömrüm kendime anlattığım bir hikaye o yüzden. pazarda satmayacaksa eğer (buna bozulurum) birine verebilirim geçmişimi.
Dün bildiğimi unuttuğum bir yerden ayağımı kaldırdım. Ben uçamam, düşmekten korkarım çünkü. Uçar gibi yaparım o yüzden.
mesafe, zaman ve ben birbirimize sarılmışız anlara deyiyoruz. Ben onları, onlar beni bırakmıyor işte.
Özgürlüğün marka olduğu bir çağda, bir aksesuar gibi takıyorum kelepçelerimi. Söz bizi avutuyor, söz kanayan yaralarımıza bakan gözlerimizi kör ediyor. Haydi biraz daha, biraz daha yürüyelim.




