Dört Devrekli İstanbul’a gelmiş, bir restorana çökmüşler. Masaya dört büyük rakı, bir de karpuz söylemişler. Saatler geçmiş aradan garson yanaşmış, ‘başka bir isteğiniz var mı?’ diye. Dört büyük rakı daha söylemişler. Garsonun gözü masadaki hiç dokunulmamış karpuza takılmış, sormuş: “Hiç mezesiz adam başı büyük rakı…Yani…Karpuz da mı yemediniz yanında?” Gülmüş Devreklilerden biri: “Ulan” demiş, “karpuz Devrek’te de var, biz buraya rakı içmeye geldik.” (daha fazla…)
Reklamcılara Göre Türk Gençliği Pırıl Pırıl
18 Kas1.BÖLÜM-Üç Türk genci oturup sabaha kadar gofretin nasıl olması gerektiği üzerine tartışıyor.
2.BÖLÜM-Bir cep telefon kartı reklamında bir genç erkek Türkiye zengin erkek nüfusunun yarısıyla yatmış bir manken-şarkıcıya hamburgerciye beraber gitmesi için yalvarıyor. Sebep: ‘Bir menü alırsan ikincisi bedava.’
3.BÖLÜM-Bir çok Türk genci gofretin fiyatı düştü diye yiyip yiyip ayarsız enerji üretiyor.
4.BÖLÜM-Bir cep telefon kartı reklamında bir Türk genci kızın abilerine onu düzdüğünü söylüyor. Sebep: ‘Bir arkadaşına çılgınca şaka yap.’
5.BÖLÜM-Üçgen gofreti gören bir genç kızın halet-i ruhiyesi değişiyor. Ona göre dünyanın en enteresan olayı gofretin üçgen olması.
Bamsı Beyrek Tv’de Film İzledi, Saniyesi Saniyesine Kritik Etti
17 KasISSIZ ADAM
Issız Adam kıyak bir oğlan. Yakışıklı, esprili, koleksiyoncu. Entelektüel sıkıntıları var. Bu yüzden telefonla çağrıldığı yerlerde karı koca sekslerine katılıyor. Aşçı, lokantası var. Bir gün balık etli, uzunca bir kız görüyor, peşine takılıyor. Fakat entel olduğu için laf atmıyor, takip ediyor sadece. Derken kızın dükkanında yanaşıyor kıza. Kız bunu tersleyince Issız Adam tele kız çağırıp döverek sevişiyor. Fakat Balık Etli Kız aklından çıkmayınca kek yapıp götürüyor. Balık Etli Kız bunun üzerine Issız Adam’ın davetini kabul edip yemeğe, evine gidiyor. (daha fazla…)
BAMSI BEYREK’LE SORU-CEVAP
15 Kas-TBMM’nin 13 Kasım 2009’daki Demokratik açılım görüşmesi sırasında Başbakan konuşurken CHP salonu topluca terk etti. Bunun için ne diyeceksin?
-Eksik laf attı, ondan. Tren kazası için ‘mukadder’ dedi. ‘Yoksul Karadeniz’e yol yaptık’ dedi. ‘Şemdinli’ye su verdik’ dedi. ‘Şehit cenazeleri istismara açık olduğu için işinize geliyor’ dedi. ‘Demokrasimizin olmayan tehditlerin altında olduğunu söylüyorsunuz’ dedi. ‘Siz bunları yapamadınız, biz yaptık. Esas derdiniz bu’ dedi. Bunlar neyse de son laftaki eksiklik CHP’yi koparttı. ‘Gözünüz var, görmüyorsunuz; kulağınız var, duymuyorsunuz; diliniz var, doğruyu söylemiyorsunuz’ dedi. İşte burada, ‘burnunuz var, her boka sokmuyorsunuz’ deseydi CHP salonda kalırdı. Dokunma duyusundan da bahsetmemesi cabası tabi. (daha fazla…)





