“Dünyanın bütün işçileri birleşiniz”
“… Sermaye, hangi oranda gelişiyorsa, proletarya da, modern işçi sınıfı da aynı oranda gelişiyor —iş buldukları sürece yaşayan ve emekleri sermayeyi artırdığı sürece iş bulan bir emekçiler sınıfı. Kendilerini parça parça satmak zorunda olan bu emekçiler, bütün öteki ticaret nesneleri gibi, bir metadırlar ve bunun sonucu olarak, rekabetin bütün iniş çıkışlarına, pazarın bütün dalgalanmalarına açıktırlar.”
(Komünist Parti Manifestosu’ndan)
Ekonomik krizin ilk belirtileri Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkmaya ve giderek dünya ülkelerinde etkisini göstermeye başladığında, kriz yorumları yapılırken bütün dünyanın karşısına çıkan adres tekti: Marks!
Burjuva bir yandan “Marks’ı yeniden keşfederken”, bir yandan da en az krizden duyduğu endişe kadar, Marks’ın haklı çıkmasından da endişe duyuyordu. Marks’ın haklı çıkması demek; kapitalist sistemin çökmesi, sermayenin yok olması, emek sınıfının güçlenmesi, dünya işçilerinin birleşmesi vs. vs. anlamlara da gelebilecekti. Bu yüzden, krizi “kapitalizmin krizi” olarak değil, yöneticilerin sebep olduğu bir “yönetişim krizi” olarak kabul edenler oldu. (daha fazla…)




